|
Mimari eserler gibi, şehirler de belirli bir mekanda kurulur ama şehir, daha uzun sürede kavranabilen bir şeydir. Bu nedenle şehir, zamana ait bir sanattır, bir şehri asırlar inşa eder.
Van tam da böyle bir şehir. Zamanın inşa ettiği, geçmiş-şimdi ve gelecek zamana yaslanan bir masal-şehir.
Bilinen ilk kurucuları Hurrilerin çocukları olan Urartular. Yüzlerce yıl Urartulara başkentlik yapıyor. Bir inci gibi parıldamaya başlayan şehre Medler göz dikiyor bir süre sonra. Bu nadide incinin aşığı çok olunca yüzlerce kale inşa ediliyor onu korumak için aşıklarından veya düşmanlarından. Sonra bir başka düşman-aşık Persler var karşımızda.
Derken Büyük İskender gönlünü kaptırır bu nazlı güzele . Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi’ye göre şehre adını veren de odur.
Yine kılıçlar bilenir, zırhlar giyilir, duyulur şaha kalkan atların sesi. Roma-Sasani arenasında kimin olacağına karar verilir. Sonra Selçuklu ve Osmanlı derken 7000 yıllık bir hafızaya sahip olan bu nadide inci , bugünkü Van, modern bir kentin imkanları ile kadim bir medeniyetin kesiştiği dünyanın ender şehirlerinden.
Van; bir çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Her medeniyetin ortağı güneş oldu. Güneş, Van’ın üzerinden elini hiç çekmedi. Van, her zaman güneşin şehri oldu.
|