|
Gevaş ilçesi Türkiye'nin doğusunda 42 derece 40 dakika ve 44 derece 30 dakika doğu boylamları ile 37 derece 43 dakika ve 39 derece 26 dakika kuzey enlemleri arasında yer alır. Yüzölçümü 727.5 km. kare olup, denizden yüksekliği 1750 metredir.
İlçe Güneydoğu Toroslar'ın bir uzantısı olan Kavuşşahap (İhtiyarşahap) dağlarının en yükseği olan Artos Dağının (3650 m.) eteğinde kurulmuştur. Doğusunda Gürpınar, batısında Hizan ve Tatvan (Bitlis) İlçeleri, kuzeyinde Van Gölü, kuzeydoğusunda Edremit, güneyinde Çatak, güneybatısında da Bahçesaray ilçeleri bulunur. İl merkezine uzaklığı 40 km.'dir. Gevaş'ın Tatvan yönünden girişi
Tarihçe
İlçe merkezinin bulunduğu verimli vadi Urartular döneminden beri yoğun yerleşime sahne olmuştur.
Eski kaynaklarda kasabanın adı Vostan olarak geçer. Bugünkü ilçe merkezinin 20 km kadar batısında Ahtamar Adası karşısında bulunan eski kent, MS 421 yılında Sasani Devleti'nin egemenliğine giren Doğu Ermenistan'ı yöneten İran askeri valilerinin (vostikan) ikametgâhı olarak önem kazanmıştır.
7. yüzyılda Sasani Devletinin İslam egemenliğine girmesinden sonra Vostan'da Ermeni kökenli Rştuni beyliği hüküm sürmüştür. 705 yılında diğer Ermeni beylerinin ittifak ederek Vart Rştuni'yi öldürmesinden sonra bölge Başkale (Ağbak) kökenli Ardzruni hanedanının tasarrufuna geçmiştir. 908 yılında I. Gagik Ardzruni bazı Arap beylerinin de desteğiyle Vostan'da "Ermenistan kralı" olarak taç giymiş, ancak daha sonra ikametgâhını Ahtamar Adasında inşa ettiği yeni kasabaya taşımıştır. Van Gölü'nün Güney ve Doğu kıyılarına hakim olan Ardzruni beyliği 1021 yılında Bizans tarafından tasfiye edilinceye kadar varlığını sürdürmüştür.
Gevaş'ın Türk fethinden sonraki ilk iki yüzyıldaki durumu karanlıktır. Kasabanın bugünkü yerine Moğol egemenliği döneminde 1264 veya 1297 yılında taşındığına dair veriler mevcuttur. Kasaba 1380'li yıllarda Hakkari ve Van'ı içeren bölgede güçlü bir beylik kuran İzzeddin Şîr (Kürtçe: Yezdan Şêr)'in başkenti olmuştur. 1386'da Timur'a karşı Van Kalesi'ni savunan İzzeddin Şir daha sonra sırasıyla Timur'a ve Karakoyunlu'lara bağımlı olarak beyliğini sürdürmüştür. Kasabanın en önemli tarihi anıtı olan Celme Hatun Türbesi (veya Halime Hatun Türbesi), İzzeddin Şir'in Karakoyunlu hanedanından olan eşine aittir.
TURİZM
Ülkemizin en büyük gölü olan Van Gölü kıyısında kurulmuş bulunan İlçemiz tabii güzelliği yanında turistik ve tarihi eserlere sahipliği açısından da oldukça zengindir. Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. Gevaş’ta her devrin izlerine rastlamak mümkündür. Bunlardan bazıları başlıklar halinde aşağıda gösterilmiştir.
İZETTİN ŞİR CAMİİ : Selçuklu döneminin mimari özelliklerini taşır. Miladi 1257 Hicri 635 yılında İzettin Şir adına Abdullah Han tarafından yaptırılmış, en son 2005 yılında restore edilmeye başlanan eser halen ibadete açık tutulmaktadır. (bkz. karşıyaka mahallesi)
HİŞET KALESİ : Urartulardan kaldığı bilinen kalenin bugün için bir duvarı kalmış parça ve yıkıntıları bulunmaktadır.(bkz. karşıyaka mahallesi)
HATUN (CELME HATUN) KÜMBETİ : İzettin Şir kızı olan Halime Hatun adına yaptırılan kümbet gerek mimari gerekse bezemeleri ile Osmanlı öncesi Türk sanatının zarif bir örneğidir. HALİME HATUN türbesi 1325 Hicri 703 yılında yaptırılmıştır. Kare bir kaide üzerine inşa edilen eser çokgendir. Bu şaheser büyük usta Esed tarafından yapılmış, etrafında Besmele ile FETİH suresinin tamamı kemer üzerinde büyük ustalıkla yazılmıştır.
(bkz. karşıyaka mahallesi)
TARİHİ SELÇUKLU TÜRKLERİ MEZARLIĞI
Miladi 639 yılında fethedilen Gevaş, Selçukluların önemli merkezlerinden biri olmuştur. Bu nedenle çok sayıda mezarlık mevcuttur. İki kısımdan oluşan tarihi mezarlıkta çoğu şehit 60.000’ e yakın metfun bulunduğu söylenir. Bu tarihi mezarlık yanında çokta yatırın bulunduğu görünen bir gerçektir. (bkz. karşıyaka mahallesi)
AKDAMAR ADASI KİLİSESİ :
Kıyıdan 7 km. uzaklıkta Van Gölü içinde bulunan Akdamar Adası ve üzerinde bulunan Akdamar Kilisesi M.S. 915-921 yılları arasında VASPURAKAN kralı 1. Gagik tarafından yaptırılmıştır. Eserde iç duvarlar freskler dış duvarlarda rölyeflerle süslüdür. Dış duvarlarında çeşitli hayvan kabartmaları, kilise içerisinde boya ile yapılmış çeşitli resimler, Hz.İsa’nın çarmıha gerilmesi ve havarilerin figürleri mevcuttur. Eski yıllara nazaran turistik geziler azalmış ise de bölgesinde huzur şehri olan ilçemiz görülmeye değer tabii tarihi ve turistik zenginliklere sahiptir.
Akdamar adasındaki bu tarihi kilise, kültür varlıklarını koruma projesi kapsamında 2005 yılında restorasyon çalışmalarına başlanmıştır. Restorasyon süresince kilise ziyaretçilere kapatılmıştır.
GEVAŞ AKDAMAR İSKELESİ:
Akdamar adasına için ada karşısında işletmesi İl Özel İdare Müdürlüğünce yapılmakta olan iskeleden: S.S. Gevaş Akdamar Göl Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine ait gemiler tarafından yapılmaktadır.
İskele Telefon Numaraları : 0(432) 6123864-2161505
KİLİSE DUVARLARINDAKİ HEYKEL VE RESİMLER
Kuzey Cephesi :
Bu yönde Basta Incil Yazari Aziz Markos olmak üzere asagiya inildikçe sirasiyla Adem ile Havva nin yasak meyveyi yemesi , cenetten kovulma sahneleri ile Samson ’un düsmanini öldürme sahnesi , rozetler içinde veya ayakta havariler, azizler resim programi ile ana konular yer almaktadir.
Ayni cephede siren, deve, tavsana hücum eden kartal ve iki adet tavus kusu ile Yuda kentinin hükümdari Lezekiel ve Esaias canlandirilmistir.
Dogu Cephesi :
Bu cephede haç kolu duvarının üst kısmında incil yazarı Vaftizci Yahya (Ioannes Prodromos) ve hemen altındaki kabartma grubunun ortasındaki madalyonun içinde Bağdaş kurmuş oturur vaziyetteki Abbasi halifesi Muktedir olduğu tahmin edilen figür bulunmaktadır. Altındaki iki nişin etrafı aziz, havari ve peygamber figürleri ile bezenmiş olup , sağ elleri yukarı kalkık figürler bir şeyi işaret etmektedirler. Ortadaki dar uzun pencereyi kuşatan kabartmaların altındaki hayvan figürleri günlük hayattaki kesitleri ifade eder. Bu cephenin batısındaki figürlerde “ Ateşte üç ibrani genci” ve “Aslan ininde Daniel” efsaneleri canlandırılmıştır.

Güney Cephesi :
Bu cephedeki haç kolunun üst kısmında İncil Yazarı Lukas yer alır.Tepedeki Madalyonunun içinde Peygamber Samuel’in büstü bulunmaktadır. Bu cephede Tevrat ve İncil den sahneler birlikte görülmektedir. Sonradan ilave edilen çan kulesi orta mekandaki figürleri örtmüş olup iki yan duvarda konu olarak Hazreti Yunus, Davut ve Goliath efsaneleri canlandırılmıştır. Hz. Davut sapanıyla Kılıçlı,kalkanlı ve zırhlı Goliath’ı nasıl yendiği efsaneleri yer almaktadır. Bu cephenin batısında ise tahtta oturan ve kucağında İsa’yı taşıyan Meryem Ana figürü bulunur. Daha batıdaki pencere altında sırası ile Hz.İbrahimin oğlunu kurban etme sahnesi, Hz. Adem’in yasak meyveyi yemesi ve Hz.Yunusun denize atılıp balina tarafından yutulması ile kurtulması efsaneleri canlandırılmıştır.
Batı Cephesi :
Ana giriş olan bu cephede sonradan ilave edilen ön mekan çoğu figürleri örtmüştür. Bu cephedeki haç kolunun üstünde İncil Yazarı Aziz Matheus yer almaktadır.Bu yöndeki ana konu Vaspurakan Kralı I. Gagik’in kilisenin maketini Hz. İsa’ya sunması efsanesi canlandırılmış olup, Bu yöndeki diğer motifler ise Hz.İsa melekler ve kerubinler ile birlikte yer almaktadır.
KÜLTÜR
Gevaş’ın kültür tarihi eğitim tarihinden evvel başlamıştır. Halen tüm tazeliğini koruyan gelenek görenek ve adetleri yanında anlatıla gelen efsaneler bakımından da Gevaş’ın kültür tarihinin eskilere dayandığını göstermektedir. Bunlardan meşhur olanı Gevaş’ın adını da aldığı Artos dağı efsanesi ile Akdamar efsanesidir.
Artos dağı efsanesinde eski adı Vestan olan ilçenin isminin nereden geldiği ile ilgilidir. Mahalli çevrede bu isim üzerine çeşitli rivayetler bulunmakla beraber en çok anlatılanı ise şöyle rivayet edilir : Eskiden Hakkari, Ağrı, Van ve diğer çevrelerden gelen hacı adayları burada toplanıp, kafilenin tamamının gelmesini beklerlermiş. Bu nedenle dinlenilen, yorgunluk giderilen yer anlamında VESTAN demişlerdir. Diğer bir rivayet ise Artos dağı efsanesidir. Bu efsanede adı geçen Gevi ananın çok zengin olduğu ve misafirperver olduğunun anlatılmasıdır. Herkese yemek ikramında bulunduğu söylenen Gevi ana için halk arasında haydi GEVİ ANANIN AŞINA GİDELİM diyerek yemek yemeye gelirlermiş, daha sonra bu deyim GEVAŞ haline dönüşmüştür.
Diğer meşhur efsanede Akdamar adası efsanesidir. Kilise papazının kızına aşık olan Müslüman bir Türk gencini kız da sevmektedir. Gizli gizli görüşen aşıklar buluşmalarının Ada’da devam etmesini istemişler, buradaki buluşma kıyıya gelen kızın elindeki fenerle oğlana işaret vermesi şeklindedir. Bir gün kızın babası durumu fark edince çok kızar ve kızını takibe başlar. Yine bir akşam kız kıyıya gelip sevgilisine işaret verir. O an da kızın babası gelerek ışığı söndürür ve kızı olan Tamara’ya çok kızar. Işık kaybolunca genç yolunu şaşırarak kıyıya çıkamaz ve gölde boğulur. Boğulma sırasında can havliyle AH TAMARA yaktın beni diye bağırır. Bundan böyle Ahtamara Akdamar olarak söylene gelmiştir. Yakın tarihimize baktığımızda da kültür zenginliğimizi görebiliriz. 1942 yılında Gevaş’ın Kurtuluşu çerçevesinde ilk kutlamalar çeşitli etkinliklerle başlamış, günümüzde de devam etmektedir. Öğrenciler arasında düzenlenen resim, şiir, kompozisyon gibi yarışmalar İl düzeyinde de düzenlenmekte katılan öğrencilerimizin başarı derecelerine her yıl yenileri katılmaktadır. Ayrıca Gevaş halkı inançları gereği yardımsever, birbirleri ile iyi ilişkiler içerisinde yaşamaktadırlar. Son zamanlarda bile bu öz değerler varlığını korumaktadır. Misafirperverlik, bayramlaşma, cenazeye katılım akabinde acıları paylaşma çerçevesinde devam eden 3-7 gün boyunca taziyelerde bulunma bu sürede cenaze evinde yemek pişirilmemesi ve bu ihtiyaçların komşular tarafından temini, hasta ziyaretleri, asker uğurlamaları, hacı adaylarını uğurlama, karşılama ve ziyaret en güzelleridir. Buna ilaveten düğünlerdeki birlikteliğin devam etmesi bu güzel hasletlere örnektir. Yukarıda anlatılan adet ve görenekler tüm köylerimizde de devam etmektedir.
Halen yaşayan insanların hatıralarında mevcut diğer tarihi bir gerçekte, eskiden Hişet Mahallesinde bulunan İzettin Şir Camiinde kılınan Cuma namazından sonra tüm mahalle halkının cemaati beşer onar halinde evlerine götürüp öğlen yemeklerini beraberce yedikleridir. Bu da Gevaş halkının güzel adetlerindendir.
İlçemizde Tiyatro salonu bulunmamaktadır.Fakat Beşiktaş Kültür Merkezi tarafından Halk Eğitimi Merkezi salonumuza (VİZONTELE)Sinema makinesi ,koltuk ve diğer malzemeler alınarak İlçemiz modern bir sinema salonuna kavuşturulmuş olup; bu salonumuz tiyatro sergilenmesine de müsaittir.Ocak 2002 yılı içerisinde bu salonumuzda Devlet Tiyatro Sanatçılarımız iki oyunu (4) seans olarak sergilemek suretiyle Halkımıza izlettirilmiş olacaktır.Spor faaliyeti olarak İlçemiz Gevaş spor şu anda 2.amatör kümede mücadele etmektedir.Ayrıca sosyal ve kültürel açıdan çeşitli zamanlarda Okullar arasında bazı etkinlikler düzenlenmektedir.
FOLKLOR :
Folklorik yönden Van’ın etkisi görülmekle beraber kendisine has zengin , renkli oyunları ve adetleri vardır. Düğünlerde oynanan oyunlar söylenen türkü ve maniler farklı özellikler taşır. Halk arasında en çok Gırgırani, Dokuzlu, Tekayak, Koçeri, Bablekan ve Kelekvan oyunları oynanır.
YEMEKLER :
Gevaş İlçesi mutfak zenginliği yönünden Van İlinde önemli bir yer tutar, İlçeye Has Yemeklerden biri olan Keledoş başta olmak üzere Tandırda Van Balığı, Cılbır , Pişirok , Helis en önemli yerel yemekler olarak kültürümüzde yerlerini korumaktadırlar.
EDEBIYAT
Toprağı verimli , bereket kaynar,
Havası da bir başkadır Gevaş’ın
Görmeye doyulmaz , görenler anlar,
Tabiatı bir başkadır Gevaş’ın
Her tarafı evliyalar diyarı,
Buz gibi o Aslı Hatun pınarı,
Baklakar’da Şehit Osman Makberi,
Tarihi de bir başkadır Gevaş’ın
Mayısta süslenir kupkuru yerler,
Lisanı haliyle zikirde güller
Seyrine buyurun mis gibi beyler
Baharı da bir başkadır Gevaş’ın
Sıcak günde bile akşamlar serin,
Van Gölü şifadır suları derin,
Akdamar Adası ayrıdır yerin,
Yaz mevsimi bir başkadır Gevaş’ın
Ekinler biçilir yapılır harman
Kışa azık gerek yakacak derman
Başlarken fırtına vermezki aman
Sonbaharı bir başkadır Gevaş’ın
Kar yağınca dağ tepeler bembeyaz
Gündüzün güneşli geceler ayaz
Nezle grip başlar tıkanır boğaz
Kış mevsimi bir başkadır Gevaş’ın
Faruk ARVAS
Kaymakamlık
Yazı İşleri Müdürü
MÜZIK:
Toycular Yarcan
Kolunda mercen
Ben sana hayran
Oy aman aman
Ben giderem Vestane
Yarim için fistane
Yare Fistan yaraşır
Ah bir giyse üstüne
Toycular Yarcan
Kolunda mercan
Ben sana kurban
Oy aman aman
Evleri yol üstüdür
Kemeri bel üstüdür
Her dem gidem o yare
Oy desinler dostudur.
(Anonim)
|